13 Ağustos 2012 Pazartesi
Kenara Yazılası Şeyler
Bazen nefes almadan anlatmak,konuşmak,paylaşmak hatta hissetmek gerek.Büyük bir sorunsal var.Güven aşılamak.Bir insanla vakit geçirmek ve ona daha önceleri başkasına karşı hissettiğin hisleri hissettirmeye çalışmak.Kimse göremeyecek İncir Reçelindeki baş rolleri paylaşmayı.Kimse karşılaşamayacak Aşk Tesadüfleri Severdeki tesadüflerle.İyi düşünüp taşınmak gerek ama belin büküldüğü yerler var.Zaman mekan tanımaksızın insanlar birbirlerini "PARA" aletiyle satın almaya başlamış.Onca karmaşanın içinde insan nasıl tanıyabilir ki kendini.Etrafımızda onca israf olduğumuzu düşündüğümüz insanlarla iç içeyiz deriz fakat hiç düşünür mü birey kendinin "İSRAF" olduğunu..Her neyse geçiyor zamanlar düşmüyor dillerden.Düşürmek gerek "KEŞKELERİ" düşürmek,fırlatmak lazım "BAŞKASINDAKİ ÇEKİLMEZLİKLERİ" Şu yaşamaya çalıştığımız sınırlar içinde balon bir gün şişer,bir gün söner..Aksi düşünülmeden söylenmeli,çıkar beklenmeden sevişmeli.Dakika başı kafiye uydurma peşine düştük,eksik kaldı sözler kifayetsizce..Hayat nereye kadar sitem ettirecek karşılaştıklarına.Yok benim sitemim ne bir şahısa nede bir yaşayış şekline.Masallarda yaşamak cazip değil mi :) Beyaz atlı prens ve uykusunu taçlandıran prensesin ikili oyunlarıyla dolu bir masal.Sadece yaşanılası şeyler de değil kanlar dökülüyor,insanlar GÖZ YAŞI DÖKÜYOR,ama sadece alışkanlıktan ibarettir ki bana birşey olmadı zihniyetle aynı GÜNEŞİ AYNI HAVAYI SOLUYORUZ..Anlatamadığım çok şey var içimde benden fazla hayatımdan,yaşımdan fazla.Yazarak da olsa dillendirilmesi ne mutlu masal.Durmayan,akıp geçen sorgular içinde bir tanede olsa cevap alabilmek uğruna davamın peşindeyim..Sevgiyle kalıp kölesi olmadan yaşamak ümidiyle..
5 Ağustos 2012 Pazar
İkili İnat Oyunları
Epey oldu sanırım parmaklarla klavyeyi bu denli seviştirmeyeli.Sırası gelmemişti belkide.Herkesin bağıra çağıra isyan ettiği ikilemle başlıyorum."İkili İnat".Bazen ruhun o yanını gıcıklayan bazen de yuva yıkan..Dayanılmaz olduğunu düşündüğünüz zamanlarda bile dayanabildiniz mi hiç ? Farkettin mi canımızın sevdiğine herzaman "HOŞGELDİN" dedik.Oysa ötesindeki herşeye hoşçakal bile demeden kovduk kovmaya çalıştık durduk..İstenmeyen misafir ettik.Hep hoşgelenin peşinde giderek..Efendim diye başladık ne diyerek yitirdik kendimizi..Çok insan tanıdım ama bu kadar hızlı insan tüketilen bir toplum görmedim duymadım..Hani derler ya bizim ülkemiz içine kapanık.Koskocaman yalan.Bu sadece sunulan oyunun bir parçası.Dert dert yanılası olsa ya gam yemem.İşine gelen çok vefakar olur hayvan sevgisi yada hayır gönül işlerine kafa yorar.Sen unutmuşsun senden öncekileri ve kendinden başkasını.Haklısın deme bu böyle..Hepimiz herşeyin farkındayız ama işimize en kolay nasıl geliyorsa öyle yaşadık yaşıyoruz.ARAKAN,Haiti,Afganistan ve bir çok yerde insanlar NEFES ALMA yaşam mücadelesi veriyor sen hangi derdin peşindesin.Hayvanlar topluca yakılıp katlediliyor.Sen sadece gördüğün duyduğun kadar birisin.Ne kadar ağır bir hayat hikaye yaşamış ve yaşıyor olsanda UNUTMA BETERİN BETERİ VAR..Önce kendine yüreğini,VİCDANINI AÇ.KENDİNİ TANIMAK İÇİN BİR ADIM AT. YARGILAMADAN KARAR VER.BUGÜN GÜNLERDEN GÜZELLİK DE OLSUN ÇİRKİNLİKTE AMA YETERİNCE DENGEYİ TUTABİLMELİ EFENDİM.Ne sen başkasına muhtaçsın nede başkası sana.Sen sınırları hep kafanda çizensin.Büyüyünce unuttuğumuz şeyler var.Koruyalım KORUNMASINDA KATKIDA BULUNALIM..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

